Kurtlar Vadisi Pusu Kurtlar Vadisi Pusu izle Kurtlar Vadisi Son Bölüm izle Kurtlar Vadisi Son Bölümü

Kurtlar Vadisi Pusu Kurtlar Vadisi Pusu izle Kurtlar Vadisi Son Bölüm izle Kurtlar Vadisi Son Bölümü



GALATASARAY'IN Brezilyalı yıldızı Cassio Lincoln, saha içinde olduğu gibi aşkta da hızlı çıktı. Lincoln, 2002 yapımı 'Rus Gelin'de başrol, 'Kurtlar Vadisi dizisinde de bir dönem Rus ajan rolünü oynayan Tatsyana Tsvikeviç ile yeni bir aşka yelken açtı.

NİŞANLISINDAN AYRILDI

Tatsyana'yI gece kulübü Reina'da eğlendiği sırada gören ve çok beğenen Lincoln, araya ortak arkadaşlarını koyarak bir ay içinde Polonyalı manken ile tanışmayı başardı. İkili arasındaki arkadaşlık kısa sürede aşka dönüştü. Tatsyana Tsvikeviç, beş yıldır birlikte olduğu nişanlısı işadamı Nuri Kösem'den geçen yıl ayrılmıştı. Lincoln'ün bir dönem form düşüklüğü göstermesinde Tatsyana ile olan ilişkisinin de etkili olduğu söyleniyor.



‘Kurtlar Vadisi’nin ilk döneminde canlandırdığı ‘Baron’ karakteriyle dikkat çeken Zafer Ergin yeni nesil komedi filmlerini değerlendirdi.

Son olarak ‘Arka Sokaklar’ dizisinde ‘Komiser Rıza Baba’yı canlandıran usta oyuncu ‘Genç nüfus artık belli bir komedi kalıbından çok hoşlanıyor. Dilleri Türkçe değil, bilgisayar dili’ dedi. Ergin ‘Şovmen Cem Yılmaz ile Şahan Gökbakar’ın filmlerini nasıl buluyorsunuz’ sorusuna da ‘İşte filmler bu yüzden tutuyor’ yorumu yaptı. Dizideki katilin gerçek hayatta katil, mafyanın da mafya zannedildiğini anlatan oyuncu ‘Önce beni baron zanneder gittiğim hiçbir yerden para almazlardı. Şimdi de komiser muamelesi görüyorum’ diye konuştu.

Brezilyalılar futbol için “JOGA BONİTA” güzel oyun derler. Doğrudur; futbol güzellikleri nedeniyle milyarları kendisine bağımlı hale getirmiştir. Futbolun Brezilya'dan sonra en çok sevildiği yer, Türkiye'dir.

Bu iki ülkeyi sebepleri ve sonuçları ile karşılaştırdığımızda ise, çok büyük farklar görüyoruz. Bizim elimizde ne uluslararası bir başarı var, ne de bir kupa. Ne de, bu büyük endüstriden kulüplerimizin payına düşen bir para var ortada.. Futboldaki cari açığımızsa had safhada. Kısaca kredibilitesi eksinin de eksisi... Hâlbuki Brezilya'nın ihracatında futbol ilk sıralarda geliyor.

Bu anlamda futbolla bizim aramızdaki “sevda” karşılıksız, umutsuz ve umarsız bir sevdadır. Seviyoruz ama karşılıksız. Başkaları sevgisine karşılık buluyor.

Geçen gün açıklanan sporun üniversal şahsiyetleri listesine 85. sıradan, sadece Nihat Kahveci'yi sokabildik. Başka ne bir futbolcu, ne de bir teknik adam var.. Ne de bunu dert edinen... Başka bir açıdan bir araştırma yapılsa, mesela; “saha sonuçlarına dış faktörlerin etkisi” ile ilgili bir araştırma yapılsa, her yıl ilk üçe gireceğimizi, hatta Avrupa kıtasında birinciliği hiç kimseye kaptırmayacağımızı garanti ederim.

Film yapımcılarına gişe rekorları kıracak bir öneride bulunmak istiyorum: Derviş Zaim'e, Nuri Bilge Ceylan'a, Can Dündar'a, Sinan Çetin'e Polat Alemdar'a gişe rekorları kıracağından emin olduğum “KURTLAR VADİSİ FUTBOL” filmini yapmalarını öneriyorum.

Hem çok para kazanırlar, hem de, “sahada Şampiyon” olmaları için destekledikleri ve öyle olduklarını zannettikleri takımlarının yönetimlerinin ne tür “Ali Cengiz oyunları” oynadıklarını görme fırsatı bulurlar.

ANADOLU takımları da, dev zannettikleri cüceler için ne kadar boş yere hayıflanmış olduklarını anlamış olurlar. Ülkemizde futbol için tüm şartlar müsait; sevgi, ilgi, para saha. O halde ne eksik?

Eksikler saymakla bitmez. Ben sizlere fazlalığını söyleyeyim en iyisi..

Türk futbolunun en büyük fazlalığı (!) “ehliyetsiz ve emniyetsiz” yönetici ve yönetimlerdir. O kadar ehliyetsiz ve emniyetsizler ki; eksiklerini gayri ahlaki yollar ve uygulamalarla kapatmaya çalışıyorlar. Yönetim kurullarını teslim almak, tehditler, hakem ve oyuncu ayarlamalara varan bir sürü düzenbazlık bunlarda mevcut.

Son günlerde kirli oyundan fragmanlar izlemeye başladık. Canı yanan bağırmaya başladı. Bu ülkede bunlar hep vardı, ancak Türk futbolunun son on yılının aktörlerinin eline kimse su dökemez. Hiçbir şeyi şansa bırakmıyorlar. Takımları geri mi düştü, arkasında durup itici güç oluyorlar!.

Rakipleri gelişim mi gösteriyor, hemen durdurmasını biliyorlar!. Bunlar işini çok iyi bilen mahir adamlar vesselam. Sanal rekabetten gerçek rekabet ortamına ayak bastığımızda, beş çekip eve yolluyorlar. Avrupa'da gruplardan çıkabilmek için grubun dibinde debelenip duruyoruz. Türkiye ligi Avrupa ligleri sıralamasında 6. durumda. Ligimizden en az bir iki takımımızın Avrupa yolculuğunun daha uzun olması gerekmez mi? Futbolun en büyük kuralı olan “futbol sahada oynanır” kuralını ihlal ederseniz üniversal kuralları kendi işinize gelecek biçimde değiştirirseniz, her zaman, en kısa sürede “Game Over' olmanız kaçınılmazdır.

Kanaltürk'teki Medyatik programında Kurtlar Vadisi'nin Polat Alemdar'ı Necati Şaşmaz'a sordum: "Kuzey Irak'a gidip, çuvalın intikamını aldın. Peki iki gemimizi kaçıran Somalili korsanlara bir operasyon düşünmüyor musun?" Necati yanıt verdi: "Valla biz o işi Barbaros Hayrettin Paşa'ya bıraktık!.."


Kurtlar Vadisi Pusu, Ergenekon sanıklarının bile 'İddianame Kurtlar Vadisi izleri taşıyor' dedirtecek kadar, gündemdeki konuları işlemeye devam ediyor. Dizinin her bölümünde, Türkiye'nin gündemindeki önemli konulara atıfta bulunuluyor. Son bölümünde de bu gelenek değişmedi ve bir birinden farklı konular işlendi.

DİYARBAKIR'I KİM ALACAK?
Vadi'nin son bölümünde, yaklaşan yerel seçimler de konu edildi. Diyarbakır'da AKP ve DTP arasında geçen rekabet, dizinin son bölümüne konu oldu. İskender Büyük ve terör örgütü mensubu arasında geçen konuşmada, Diyarbakır'da seçmenlere PKK'nın baskı kurduğu vurgulandı.

YOUTUBE YASAĞI DA VADİ'YE GİRDİ
Kurtlar Vadisi'nin son bölümünde sadece yerel seçimler konusu yoktu. Youtube yasağı da Vadi'de işlenen konular arasında yer aldı. Dizide, Youtube'a getirilen erişim yasağı eleştirilirken, 'post-modern bir zamanda yaşıyoruz. Darbeler de artık post-modern olmalı' mesajı ile, Ergenekon iddianamesine yöneltilen "Bu şekilde darbe mi olur?" şeklindeki eleştirilere de üstü kapalı olarak cevap verildi.